22 Mart 2010 Pazartesi

Kırılma Noktası 2: Dökme Kurşun Harekatı

“… “İmha ideolojisi” hiçbir şekilde İsrail’de biz azınlık görüşü değildir. Batı’daki (ABD) Yahudiler [tarafından] olduğu kadar tüm İsrail Yahudileri tarafından da benimsenir. Yaygın yaklaşım: “Kitab-ı Mukaddes zamanında Tanrı’nın bize soykırım emretmesi doğruysa neden bizim şimdi yapmamız doğru olmasın ki? Tanrı fikrini mi değiştirdi?”
İsrail: Aptal Amerikalıları biz yönetiyoruz. İhlas Son Dakika [1]

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Hamas’ın İsrail’deki sivil ve askeri birimlere karşı kassam roketleriyle düzenlediği saldırıları gerekçe göstererek, 27 Aralık 2008 tarihinde saat 09:30’da Gazze Şeridine hava saldırılarına başladı; “Dökme Kurşun Harekatı” adı verilen operasyonun 8. gününde, İsrail ordusu Gazze Şeridi’ni karadan işgal etti. 22 gün süren bir saldırı sonunda, 18 Ocak 2009 saat 02:00’de, İsrail tek yanlı olarak ateşkes ilan etti.

Filistin İnsan Hakları Merkezi, bu vahşet sonucu 926’sı sivil, 491’i silah altında (polis ve milis) olmak üzere toplam 1,417 Filistinlinin öldürüldüğünü; bunların 355’inin çocuk (18 yaş altı) olduğunu açıkladı. 4,580 kişi de yaralanmış, yaklaşık 4,000 bina yıkılmış, 20,000 bina hasar görmüş, on binlerce Filistinli de evsiz kalmıştı. [2] IDF Koordinasyon ve İrtibat Ofisi ise, aralarında 91’i kadın, 189’u çocuk (15 yaş altı), 21’i yaşlı erkek, 6’sı BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı çalışanı ve 2’si sağlık görevlisi de dahil 629’si sivil, 671’i Hamas militanı toplam 1,370 kişinin öldürüldüğünü açıkladı. İsrail tarafında da 3’ü sivil, 10’u asker olmak üzere toplam 13 ölü ve 41 yaralı vardı. [3]

İsrailli tanınmış bilim insanları, avukatlar, gazeteciler ve Knesset [İsrail Parlamentosu] üyeleri tarafından, Gazze ve Batı Şeriya’daki insan hakları ihlallerini izlemek üzere 1989’da kurulan İşgal Altındaki Topraklarda İsrail İnsan Hakları Bilgi Merkezi (B'Tselem), 9 Eylül 2009 tarihinde, kendi istihbaratına dayanarak “Dökme Kurşun Harekatı”nın bilançosunu kamuoyuna açıkladı: Rapora göre, İDF 320’si çocuk, 109’u erişkin kadın olmak üzere 1,387 Filistinliyi öldürmüştü. Bunların 773’ü çatışmalara hiç karışmamış sivillerdi; 320’si Hamas militanı, 248’i de Filistinli polisti. Filistinliler 9 İsrailli’yi öldürmüşlerdi: 3 sivil ve 1 asker, Hamas’ın güney İsrail’e fırlattığı füzelerle, 5 asker ise Gazze operasyonu sırasında öldürülmüşlerdi. 4 İsrailli asker de kendi birlikleri tarafından yanlışlıkla öldürülmüştü. [4] Uluslararası Af Örgütü’nün 2 Temmuz 2009 tarihli raporu, bu harekat sebebiyle Gazze Şeridinde yaşanan insanlık trajedisini bütün çıplaklığıyla gözler önüne serdi. [5]

Aşırı sağcı Yisrael Beiteinu (Evimiz İsrail) Partisi Genel Başkanı Avigdor Lieberman, 12 Ocak 2009’da yaptığı konuşmada “Hamas iktidarda olduğu sürece İsrail güvende değildir, o sebeple Hamas’ın savaşa devam etme iradesini kırma kararlılığımızı göstermeliyiz. Hamas ile, ABD’nin 2. Dünya Savaşında Japonya’yla savaştığı biçimde savaşmalıyız. O zaman da, bir ülkenin işgal edilmesi gerekli olmamıştı.” [6] diyerek, İsrail’in Gazze’de nükleer silah kullanması gerektiğini ima etti. Oy tabanı Aliyah (geri dönüş) yasası ile Rusya’dan gelen Yahudilerden oluşan ve seçimlere İsrail’in Arap vatandaşlarını, —bize oldukça tanıdık gelen— “sadık değilsen, vatandaş da olamazsın” sloganıyla hedef alan Yisrael Beiteinu, 12 Şubat 2009 seçimlerinde oyların %11.70’ini aldı, Knesset’teki sandalye sayısını 11’den 15’e yükseltti ve İsrail’in 3. partisi haline geldi. [7]

El Cezire, Suudi El Vatan gazetesi kaynaklı bir haberinde İsrailli hahamların, Başbakan Ehud Olmert’e 1,000,000 Gazzeli’yi öldürebilme fetvası verdikleri vardı, [8] ama “savaşın ilk kurbanı gerçekti.” Ne İsrail Şefardim ne de Askenazi Hahambaşılığının böyle bir fetvası yoktu. Yine de bu haber tüm İslami basında yer aldı. İhlas Haber Ajansı ve timeturk.com da dünya Yahudilerini bir “imha ideolojisi” sahibi olmakla suçladılar:
“… Haham Yisrael Rosen, “Tüm Filistinliler öldürülmeli. Erkekleri, kadınları, bebekler ve hatta hayvanları” diye bağırıyordu. Filistinlilerin, Kudüs’e giderken Musa tarafından yönetilen İsrail kabilelerine saldıran Amalek’ler gibi olduğunu yazdı. Tanrı’nın Eski Ahit’e bir kanun göndererek Yahudilerin Amalek’leri öldürmesini emrettiğini ve bu kanunun Yahudi içtihadında bilindiğini söyledi. […] Birçok Haham Gazze’deki Filistinlilerin masum siviller olmadığını ve savaş zamanında İsraillilerin savaştıklarının bireyler değil uluslar olduğunu savundu. (Hitler tüm Avrupalı Yahudiler zulmederek bu Talmut öğretisini benimsemiş görünüyor).” [1]
Gerçekten de bazı radikal hahamlar, İsrail’in saldırılarını olumlayan ve dini açıdan uygun bulan açıklamalar yaptılar. İsrail eski Şefardim Başhahamı (Rişon Le’Zion) Mordechai Eliyahu, Olmert’e gönderdiği mektupta Gazze’deki herkesin Sderot kentine düzenlenen kassam roket saldırılarından bu saldırıları destekledikleri için sorumlu olduğunu ve Gazze’ye yapılacak bir karşı saldırıda, sivillerin ayrım yapılmaksızın öldürülmesine karşı kesinlikle bir dini yasak olmadığı “fetva”sını verdi. Bu İslamofobi kokan ırkçı mektup, Cuma günleri dağıtılan haftalık Olam Katan [Küçük Dünya] adlı broşürde de yer aldı. [9]

Yukarıdaki alıntı adı geçen, Halaha’ya (Yahudi Yasası) uygun teknoloji üreten Tzomet Enstitüsü başkanı Yisrael Rosen’di. Papa 16. Benedictus’un İsrail’e yaptığı ziyaret sırasında İsa’nın yalancı bir Mesih olduğu için öldürülmesinin doğru olduğunu savunan Rosen, Papa’ya “İslami terörün insanlığa karşı büyük bir tehdit olduğunu” ilan ederek inançlı Hıristiyanları radikal Müslüman grupların kökünü kazımak üzere mücadeleye davet etmesi çağrısı da yapmıştı. [10] Rosen, 22 Haziran 2006’da kaleme aldığı bir yazıda “düşmanın seni öldürmeye geliyorsa, kalkıp önce sen onu öldür” diyen Halaha gereğince, İsrail’in kendini savunmak için Filistinlilere saldırabileceğini, teslim olmamaları veya Halaha gereği bir tarafı ablukaya alınmayan kentten kaçarak canlarını kurtarmamaları haline kadın, çocuk ve yaşlılar da dahil sivillerin de öldürülmelerinin doğal olduğunu yazıyordu. [11]

“Dökme Kurşun Harekatı” sonrası ifadeleri Haaretz’de yayınlanan askerlerden biri de, IDF Hahamlığı tarafından operasyon öncesi dağıtılan broşürlerde, “Yahudilerin bu topraklara bir mucize sonucu geldikleri, ve şimdi bu zaferi gölgeleyen Yahudi olmayanları, vadedilmiş topraklardan atmak için savaşmak gerektiği” gibi ifadeler bulunduğunu anlattı. [12]

Bunlar hiçbir koşulda ve gerekçeyle kabul edilemez, ırkçı ifadelerdi. Ancak Türkiye basınında yansıtıldığının tersine, Yahudi din adamlarının kayda değer bir kısmı da savaşa karşıydı. Örneğin, İsrail’deki İnsan Hakları için Hahamlar Derneği, 28 Aralık 2008’de yayınladığı bildiride, Filistinlilerin 40 yıldır İsrail işgalinden dolayı mazlum olduklarını, iki tarafın da birbirlerine saldırmak için mazeret bulabileceğini, ancak insan kurtarmak için bile olsa Rab’bin imgesinden yaratıldığından hiç kimsenin öldürülmemesi gerektiğini açıkladılar. [13] İsrail-Filistin barış inisiyatifi önderlerinden Rav Menachem Froman da hem Gazze operasyonu öncesi, [14] hem harekat sırasında, hem de sonrasında defaten Hamas ile diyaloğun tek çözüm olduğunu açıkladı ve yazdı. [15] 280,000 Yahudi’nin kayıtlı olduğu Birleşik Krallık Hahambaşı Rav Jonathan Sacks da, 2. intifa’dan beri İsrail’in Filistinlilere karşı uygulamalarını da eleştirerek, sorunların diyalog ile çözülmesini talep ediyordu. [16] Benzer bir yaklaşımı, The Guardian gazetesinde yayınlanan Prof. Dr. Geoffrey Alderman ile Rav David Goldberg arasındaki yazışmalar da görmek mümkündü. [17]


Hakikaten, dünya Yahudi Cemaatlerinin çok önemli bir kısmı, “Dökme Kurşun Harekatı” sırasında İsrail’i destekledi. Yazar Roni Margulies, diaspora Yahudilerinin bu desteğinin ardındaki sebebi “… günün birinde kaçmamız gerekirse gideceğimiz bir yer olsun düşüncesi. Geçmişten getirdikleri korkular sebebiyle İsrail’in aslında ne yaptığını görseler de itiraf etmeleri çok zor.” [18] diyerek açıklamaktadır. Tel Aviv Üniversitesinin 4-6 Ocak 2009 tarihleri arasında 593 kişiyle telefonla yaptığı anket sonucunda, İsrail’deki Yahudi nüfusun %94’ü, Müslüman Arap nüfusunun da %15’i İsrail’in Gazze operasyonunu destekliyordu. Kara harekatını destekleyenlerin Yahudi nüfusun oranı %70’di. [19] Devam etmeden önce, küçük bir demografik bilgi verelim: 7,282,000 İsrail vatandaşından 5,499,000’inin (%75,5) Yahudi, 1,390,000’inin (%19,1) Müslüman Arap, 262,000’inin (%3,6) Dürzi Arap ve 131,000’inin (%1,8) çoğu Arap kökenli Hıristiyan’dır. [20] Bu anketin sonuçları Türkiye’deki İslami basına, Yeni Şafak gazetesinden Hakan Albayrak’ın yazısına da baştan aşağı hakim olan antisemit bir söylemle yansıdı:
“Bir ankete göre İsraillilerin %95’i Gazze’deki katliam harekâtını destekliyor. Almanya’dan, Polonya’dan, Macaristan’dan, Rusya’dan, Arjantin’den, Fas’tan, Habeşistan’dan gelip Filistinlilerin topraklarını işgal eden —veya Filistinlilerden gasp edilmiş topraklara yerleşerek işgal suçuna fiilen iştirak eden— “sivil halk” maskeli Siyonist milislere de bu yakışır doğrusu!
Nazi soykırım makinesinin ezim ezim ezdiği Varşova Gettosu’ndan sağ kurtulanlar, Nazilerden öğrendiklerini Deyr Yassin gibi Filistin köylerinde tatbik ederek, Filistin halkının kanı üzerinde “İsrail” denilen SiyoNazi işgal rejimini kurmuşlardı. Onların çocukları da, şimdi, Nazilerin Varşova Gettosu’nda yaptıklarını Gazze Şeridi’nde tekrar ederek, Filistin kanıyla beslenen SiyoNazi rejimini payidar etmeye çalışıyorlar. Yahudi SS’ler iş başında! Ve kolektif bir çılgınlık içindeki “İsrail halkı” (%5 istisna), bağrından çıkarmakla gurur duyduğu bu profesyonel katil sürüsünün Gazze’de 15 gün içinde 200’den fazla çocuk öldürmesini “Sieg Heil! Sieg Heil!” diye tezahüratta bulunarak kutluyor! Allah bin türlü belalarını versin.” [21]
Halbuki, anket sonuçlarına biraz daha yakından bakıldığında, İsrail halkının ağırlıklı olarak Hamas’ın İsrail sınırları içindeki Sderot kentine yönelik kassam roket saldırılarından ve 2,5 yıl önce rehin alınan IDF askeri Gilad Schalit’in hala serbest bırakılmamasından etkilendiği görülmekteydi. Arap nüfusun %80’i, Yahudi nüfusun %10’u kayıtsız şartsız ateşkes isterken; kalanı kassam roket imalathanelerini imha edilmeden operasyonun durdurulmasına karşıydı. Yahudi nüfusun %80’i ve Arap nüfusun %20’si Schalit’in serbest bırakılmaması halinde harekatın sürdürülmesini destekliyordu. [19]

Kassam roketleri ilk olarak Ekim 2001’de 2. intifada sırasında, Gazze’deki Yahudi yerleşim bölgelerinin vurulmasında kullanıldı. Roketlerin giderek geliştirilmesiyle, İsrail topraklarına ilk roket saldırısı Saad Kibbutz’unun vurulduğu 10 Şubat 2002’de gerçekleştirildi. 5 Mart 2002’de de Sderot, roketle ilk vurulan İsrail kenti oldu. İsrail Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 2001-2008 arasında ağırlığı intihar saldırıları sonucu olmak üzere 1,184 İsrailli çeşitli saldırılarda ölmüş, 8,341’i de yaralanmıştı; ölümlerin sadece 11’i roket saldırıları sonucuydu. [22] Ancak roket saldırıları basında da, toplumda da çok ses getirdi. [23] Özellikle 17 Mayıs 2005’te bir okulun vurulmasıyla toplumsal hassasiyet arttı. [24] 2001’de 4 roket atıldı, ancak yıllar içinde sayı hızla yükseldi: 2002’de 35, 2003’de 155, 2004’de 281, İsrail’in Gazze’den tek taraflı çekildiği 2005’de 179, 2006’da 946 ve 2007’de 896 roket saldırısı düzenlendi. 2008 yılında güney İsrail, Gazze’den atılan 1,528 havan topu ve 1,750 roket ile vuruldu. 2008’de roketlerin 1,199’u ateşkesin ilan edildiği 19 Haziran 2008’e kadar, 223’ü ateşkes ile “Dökme Kurşun Harekatı” arası dönemde, 330’u da harekat sırasında atılmıştı. 2009 yılı Haziran ayına kadar 428’i harekat sırasında olmak üzere 542 roket atıldı. [25] Bu roket saldırıları, İslami web sitelerinde, şu örnektekine benzer şekillerde duyuruluyordu:
“Sderot kentine saldırı, 3 Siyonist yaralandı — 17 Aralık Çarşamba günü Negev kenti ve çevresine atılan 24 füzeden dolayı özellikle Sderot kentinde büyük kaos yaşanırken 3 Siyonist’in yaralandığı bildirildi.Roketlerden bir tanesi bir alışveriş merkezine isabet ederek ağır maddi hasara neden olduğu bildirildi. Çevrede bulunan 2 kişi direk şarapnel parçalarının etkisinde kalarak yaralanırken bir diğer Siyonist kulaklarından yaralandı. Aşkelon ve Sderot hastanelerine gün içerisinde ankisite [anksiyete] hastalığı olan onlarca insan başvurdu. Roketin düştüğü marketin yüzlerce insanın alışveriş yaptığı bir merkez olduğunu ve otoparkında onlarca araç bulunduğu bildirildi. Bir çok araç ağır hasar gördü.” [26]
Yine de dünyada ve İsrail’de, Gazze’deki harekat karşıtı gösteri ve yürüyüşler düzenleyen; imza kampanyaları başlatan yabana atılmayacak miktarda Yahudi ve Yahudi Sivil Toplum Örgütü mevcuttu. Bu örgütlerin önemli bir kısmı, yıllardır İsrail’in Filistin politikasına ve işgal altındaki topraklardaki uygulamalarına karşı mücadele etmekteydi. Yani İsrail halkı, Türkiye’deki İslami ve milliyetçi basının yansıtmaya çalıştığı gibi toptan “Siyonist milis” değildi. İsrail’in en büyük ve önemli derneklerinden biri olan İsrail İnsan Hakları Derneği (ACRI, The Association for Civil Rights in Israel), Gazze harekatı sırasında ve sonrasında diğer derneklerle ortak raporlar ve duyurular yayınladı, [27, 28] Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Araştırma Heyeti’ne IDF’nin Gazze’deki insan hakları ihlallerine ilişkin önemli bilgiler ve operasyonlara katılan askerlerin itiraflarını da içeren belgeler sağladı. [29]

“Dökme Kurşun Harekatı” sonrası Oranim Askeri Akademisi Yitzak Rabin Hazırlık Okulu müdürü rezerv Yarbay Danny Zamir, harekata katılan askerlerin kendisine anlattıkları vahşeti, sol liberal Haaretz gazetesi yazarlarından Amos Harel’e anlattı. Harel de, bu şahitlerin dehşet dolu ifadelerini 19-20 Mart 2009 tarihlerinde Haaretz’de yayınlandı. [12] İfadelerin yayınlanması aşırı sağcı basında eleştirildi [30], ordu tarafından yalanlandı [31], ancak kamuoyunda büyük bir yankı buldu. [32]

Askerlerin insan hakları ihlalleri, sivillerin öldürülmesi ve sivil binaların imhasına ilişkin itirafları, başka kanallarla da İsrail kamuoyuna ve dünyaya duyuruluyordu. 2004 yılında kendileri de birer eski asker olan Avichai Sharon, Yehuda Shaul ve Noam Chayut tarafından “İsrail’in politikaları hakkında gerçekle yüzleşmesi” amacıyla düzenlenen ve Hebron’da görev yapan IDF askerlerinin ifadeleri ve fotoğraflarından oluşan serginin toplumda büyük yankı bulmasının ardından kurulan “Sessizliği Kırmak” (Shovrim Shtika) derneği, [33] IDF’nin ulusal ve uluslararası normları ihlallerini belgelemek konusunda oldukça saygın bir kurum haline geldi; hatta İsrail hükümeti tarafından susturulmaya çalışıldı. [34] Ancak İsrail İnsan Hakları Derneği (ACRI), İsrail İnsan Hakları Bilgi Merkezi (B’Tselem), [35] Seyahat Özgürlüğü Hukuk Merkezi (Gisha), [36] Bireyin Savunulması Merkezi (HaMoked), [37] İşkenceye Karşı Halk Komitesi (PCATI), [38] İnsan Hakları Gönüllüleri (Yesh Din), [39] İnsan Hakları için Planlamacılar (Bimkom), [40] İsrail İnsan Hakları için Hekimler Derneği, [41] İsrail Arap Azınlık Hakları Hukuk Merkezi (Adalah), [42] İnsan Hakları için Hahamlar Derneği’nin (RHR) [43] ortak olarak harekete geçmesiyle bunu başaramadı. Sessizliği Kırmak Derneği, Haziran 2009’da “Dökme Kurşun Harekatı”na katılan askerlerin ifadelerini çeşitli dillerde bastırarak dağıttı. [44]

27 Aralık 1998’de Haifa Üniversitesinde yüzlerce solcu İsrailli öğrenci, “Katil Barak!” ve “Diplomatik Terör!” sloganlarıyla IDF’nin Gazze saldırısına son vermesi için gösteri yaptı. 200 kadar sağcı öğrenci de IDF yanlısı gösteri düzenledi. Tel Aviv Üniversitesinde de 200 kadar öğrenci Ramat Aviv kampüsünde Gazze saldırısını kınama mitingi yaptı; sağ görüşlü öğrencilerle çıkan çatışmada, polis bazılarını gözaltına aldı. Kudüs İbrani Üniversitesinde de yüzlerce solcu Yahudi ve Arap öğrenci, Gaza işgalini kınayan bir gösteri düzenledi; 100 sağcı Yahudi öğrenciyle çıkan arbedeyi polis zorlukla bastırdı. [45] 4 Ocak 2008’de Tel Aviv’de onbinlerce solcu gösterici Rabin meydanında toplanarak, kızıl bayraklar, “Ateşi söndürün” ve “Gazze ve Sderot’taki çocuklar yaşamak istiyor” gibi pankartların taşındığı kınama mitingi düzenledi. Hadash partisi milletvekilleri Dov Khenin ve Muhammed Barakeh de gösteriye katılan siyasetçiler arasındaydı. Khenin, basına yaptığı açıklamada “Tel Aviv ve ülkenin her yerinde bir araya gelen Arap ve Yahudi kökenli binlerce insanla beraber, bu facia savaşın durdurulması için gösteri yapmaya geldim.” açıklamasını yaptı. [46]

Aralarında Prof. Dr. Judy Rebick, “Science for Peace” örgütü başkanı Judith Deutsch ve film yapımcısı B.H. Yael’in de bulunduğu Kanadalı Yahudi kadınlar, Gazze’deki harekatı ve yaşanan insanlık dramını protesto etmek için İsrail’in Toronto Konsolosluğunu işgal etti ve oturma eylemi yaptı; eylemin 2. gününe Kanada Kraliyet Atlı Polisi tarafından kelepçelenerek gözaltına alındılar ve bir hafta gözaltında tutuldular. [47] Aralarında 2 ödüllü romancı olan Linda Jaivin ve Sara Dowse ile edebiyat eleştirmeni Andrew Riemer, akademisyenler Andrew Benjamin, Gavin Kitching, David Goodman ve Michele Grossman ile eski Çevre Bakanı Moss Cass ve New South Wales eyaleti Yeşiller Partisi Başkanı Ian Cohen’in de bulunduğu 120 Avustralyalı Yahudi kanaat önderi, İsrail’in 4 Kasım 2008’de ilan edilen ateşkes anlaşmasını bozan İsrail’in Gazze saldırısını kınayan bir bildiriyi kaleme aldılar. [48] Güney Afrika’da da 100 Yahudi sanatçı, bilim insanı ve aydın, Cape Times gazetesinde yayınladıkları ortak bildiriyle Gazze Şeridinde saldırıya destek veren Güney Afrika Siyonist Federasyonu ve benzeri örgütleri kınadılar. [49] Sabah gazetesinin bir haberine göre, aralarında Jerry Seinfeld, Sacha Baron Cohen, Natalie Portman, Jason Alexander ve Lisa Kudrow’un da bulunduğu film yıldızları, Toronto Film Festivali’nin “Tel Aviv” temalı gösterimine kabul edilen İsrail filmlerinin, İsrail Devletini haklı göstermek amacıyla çekildiği gerekçesiyle, festivali protesto ettiler ve Los Angeles Times ile Toronto Star gazetelerinde bir protesto metni yayınladılar. [50]

Barış için Yahudi Sesi (Jewish Voice for Peace) örgütü, İsrail’in Gazze operasyonlarını ve Gazze Şeridinde yaşayan 1,5 milyon Filistinliyi abluka altında yiyeceksiz, elektriksiz, susuz ve tıbbi yardımsız bırakmasını kınayan bir bildiri yayınladı, [51] İsrail’e düzenlenen çok sayıda gösteri, miting ve yürüyüşlere destek verdi. İsrail’de savaşı protesto ettikleri için bu gösteriler sırasında 700 İsrailli barış yanlısı İsrail polisi tarafından gözaltına alındı. [52]

Avam Kamarası ve İşçi Partisi üyesi Yahudi Gerald Kaufman da, Londra’da sol örgütler, İsrail Büyükelçiliği önünde tarafından 20,000 kişinin katılımıyla düzenlenen protestolara katıldı, parlamentoda İsrail’e silah ambargosu uygulanması için bir konuşma yaptı. [53]

Antwerp’in Ortodoks Yahudi Cemaatini temsilen 4 haham, Siyonizm’i kınayarak, Yahudilerin tüm uluslarla barış içine yaşama hak ve arzuları olduğunu ilan eden ortak bir duyuru kaleme aldılar. [54] ABD’deki Yahudi kuruluşlarından Tikun Olam, ülkenin önde gelen liberal hahamları ile diğer 2,800 Yahudi kanaat önderinin imzasıyla 14 Ocak 2009’da New York Times gazetesinde tam sayfa yayınlanan ve Obama’nın derhal ateşkes için müdahil olmasını isteyen bir açıklama yayınladı, [55, 56] J Street derneği saldırı başlar başlamaz derhal ateşkes isteyen bir kampanya başlattı. [57Belçika İlerici Yahudiler Sendikası (Union des Progressistes Juifs de Belgique) ülke çapında geniş katılımlı gösteriler düzenledi. [58] İçlerinde 60 hahamın [59] da bulunduğu bir grup ABD’li Yahudi, İsrail'in Gazzelileri toplu halde cezalandırmasına ve Gazze ekonomisini tamamen çökertmesini protesto etmek ve Gazze halkıyla dayanışma amacıyla açlık grevleri yapmaya başladı. [60]

İran Cumhurbaşkanının İslam karşıtları tarafından “şeytanlaştırılmasına” ve ABD, Kuzey Paktı ülkeleri ve İsrail tarafından İran’a karşı yapılan askeri tehditlere karşı olan; ancak aynı zamanda İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı Soykırım inkarından dolayı kınayan [61] Uluslararası Antisiyonist Yahudi Ağı (IJAN; International Jewish Anti-Zionist Network); Gazze’deki saldırıları protesto etmek için Minnesota, Oakland, Los Angeles, San Francisco, Toronto ve Valencia kentlerinde çeşitli gösteri ve yürüyüşler düzenledi. [62] Bünyesinde Ortodoks Yahudileri toplayan Siyonizm’e karşı Yahudiler Uluslararası Örgütü (Neturei Karta International), Kudüs, Montreal, Londra, Boston, New York ve Washington’da Gazze saldırılarını kınayan gösteriler düzenledi. [63] İsrail’deki Barış Şimdi (Shalom Akhshav) örgütü Savunma Bakanlığı önünde başlayan ve çeşitli kentlerde devam ettirilen büyük çaplı gösteriler düzenledi. Gösteriler sırasında İsrail polisi 471 Arap ve Yahudi’yi gözaltına aldı. [64]

Özellikle sol liberal 152,000 tirajlı Haaretz ve 30,000 tirajlı The Jerusalem Post gazeteleri, IDF’nin “Dökme Kurşun Harekatı” sırasındaki insan hakları ihlallerinin İsrail ve dünya kamuoyuna ulaşmasında kilit bir rol oynadılar. Haaretz yazarı Amos Harel, sadece askerlerin itiraflarını yazmakla kalmadı, aynı zamanda İsrail hükümetini Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Araştırma Heyeti ile işbirliği yapmaya ve askerlerin ifadelerini ciddiye alarak tarafsız bir araştırma yapmaya çağıran yazılar kaleme aldı. [65-67]

Yukarıda küçük bir kısmı verilen dünyadaki ve İsrail’deki Yahudilerin “Dökme Kurşun Harekatı” karşıtı eylemlerinden örnekler, Yahudilerin “tek tip düşünen, tek tip davranan” insanlar değil, dünyadaki tüm halklar gibi değişik konularda değişik fikirleri olan insanlar olduğunun kanıtı. Aynı Filistinliler gibi: İsrail’in Müslüman Arap azınlığınca yayınlanan haftalık Kul al-Arab dergisi [http://www.alarab.net], 2000 yılında sakinlerinin neredeyse tamamı İsrail vatandaşı Araplardan oluşan 45,000 nüfuslu Umm el-Fahm kentinde geniş katılımlı bir araştırma yaptı. Dergi, deneklere kentlerinin bağımsız bir Filistin Devletine bağlanmasını isteyip istemediklerini sordu. Araştırma sonuçlarına göre, kentin Müslüman Arap nüfusunun %83’u bu soruyu olumsuz yanıtladı ve kentlerinin İsrail sınırları içinde kalmasını yeğlediklerini bildirdi. Bunun sebebi olarak da en sık (%54) “demokratik bir ülkede yaşamak istemek” ve “iyi yaşam standartlarını kaybetmemek” cevabı verildi. [68] Yani, ne dünya Yahudileri, ne Filistinler, ne de Yahudi ve Araplardan oluşan İsrailliler kurşun askerlerden oluşmuyordu.


IDF’nin Gazze saldırısıyla, tüm İslam ülkeleriyle birlikte, Türkiye’de de eskiden beri varolan antisemit söylem şiddetlendi. Toplumun yeni düşmanı olarak “Yahudiler” tanımlanıyordu. İsrail’in şiddet politikaları, Yahudilere yönelik ırkçı söylemlerle eleştiriliyordu. Soli Özel, 11 Ocak 2009’da Sabah gazetesindeki köşesinde, o günlerin atmosferini şöyle anlatmaktaydı:
“Dünyadaki Müslüman olan ve olmayan pek çok toplumda olduğu gibi Türkiye'de İsrail'in saldırısının insani maliyeti haklı olarak yürekleri burktu, insanları isyan ettirdi. Ancak Arap ülkeleri bir yana bırakılacak olursa, İran dahil İsrail karşıtlığının bu denli şiddetli bir ırkçılığa, antisemitizme ve intikam çağrılarına yol açtığına tanık olunmadı. Belki bunun üzerinde de düşünmek isteyen çıkar.” [69]
29 Aralık 2008 tarihinde “İsrail’i Kahret Ya Rab” [70] manşetiyle çıkan Anadolu’da Vakit'in yaklaşımı zaten fazlaca yorum gerektirmiyordu. Taraf gazetesi de, aynı gün manşette “Rab'bın Sana Bunu Emretmiş Olamaz.” başlığını kullandı, altında da Museviliğe gönderme yapmaya devam ederek, “İsrail, Tevrat’taki On Emir’den “Öldürmeyeceksin”i kutsal Hanuka ve Şabat’ta bile çiğnedi.” [71] diye devam etti. Bu haberin “İsrail Rab’bının emirlerini bahane ederek saldırıyor” veya “İsrail Musevilik temellerine oturtulmuş bir din devletidir” veya “İsrail dindar gibi görünse de, aslında peygamberin onlara getirdiği hükümlerden nefsinin hoşlanmaklarını uygulamıyor” gibi muhtemel kışkırtıcı algılamaları, toplumdaki antisemit zihin haritaları ile örtüşüyordu.

Gazze kıyımını dini motiflerle ilişkilendirmeyi seçen Taraf, umulur ki, bunu bir adet haline getirip, Afganistan’daki kıyım için “İsa Mesih senin bu günahların için çarmıhta ölmüş olamaz!” başlığı atmaz; ya da Darfur katliamına ilişkin “Hak Teâlâ siz kullarına bunu buyuruyor olamaz!” başlığını atıp, altına devamla “Sudanlılar Nur suresinin “mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar” diyen ayetini, mübarek Berat Kandili ve Cuma günü bile çiğneyerek, küçük kız çocukların ırzına geçmeye devam ettiler.” türü haberler yapmaz. Çünkü bu tür vahşetler, din eksenine oturtulduğunda; aynı dinin olayla ilgisiz mensuplarını hem rencide ediyor, hem de hedef haline getiriyor. “İslami terör” tanımına da aynı sebeplerle itiraz etmiyor muyuz?

13 Ocak 2009 günü —10 Kasım anmaları dışında— Türkiye tarihinde ilk defa, ülke çapında resmi bir saygı duruşu düzenlendi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in “Saygı duruşu ile Filistin’de yaşanan zulüm telin edilirken Filistin halkı ile dayanışma sergilenecektir. Ayrıca ilk ve ortaöğretim kurumlarında “Filistin’de İnsanlık Dramı” konulu bir resim ve kompozisyon yarışması düzenlenecek, dereceye girenler ülkemizde ve yurtdışında çeşitli platformlarda sergilenerek, kamuoyunda gerekli duyarlılığın sağlanmasına katkıda bulunulacaktır.” diyen genelgesiyle, 81 ilde ilk ve orta öğrenime kayıtlı 15,000,000 çocuk, Gazze’de ölenler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. [72]

Bazı okullarda, “Yahudi” veya “savaş karşıtı oldukları” için Müslüman ve Yahudi öğrenciler saygı duruşuna itiraz ederlerken, diğer Yahudi öğrenciler saygı duruşuna katıldılar. MEB genelgelerine uymakla yükümlü olan Musevi okullarında saygı duruşu sıkıntı yarattı. Bir okul müdürü “18 yaşında bir lise öğrencisini saygı duruşunda bulunmaya zorlayamazsınız. 'Ben şu gerekçeyle saygı duruşunda bulunmak istemiyorum' derse ne yapacaksınız” derken, veliler ve uzmanlar da küçük yaştaki çocukların saygı duruşuna zorlanmalarına tepki gösterdiler. [73-75] Bakan Çelik, öğrencilerin zorla hükümet politikasına paralel tavır almaya zorlandığı, çocukların beyinlerinin yıkandığı, başka hiçbir ülkeyi kınamak için yapılmayan bir eylemin ilk kez ve sadece İsrail’i “telin” için düzenlenmesinin antisemit olduğu gibi olumsuz yorumların basına yansımasının ardından geri adım attı
“Türkiye’deki Yahudi vatandaşlarla asırlardır barış içinde yaşanıyor. Tarih boyunca özellikle Türkiye’deki Yahudi vatandaşlarımızla biz barış içinde asırlarca yaşadık, bugün de yaşıyoruz. Tabii aslında İsrail’in Filistin’de sergilediklerinde şu anda Türkiye’de oturan Yahudi vatandaşlarımızın hiçbir kusuru, günahı da yok. O insanlar da bu işten son derece mustarip. Dolayısıyla antisemitizm insani bir şey değildir. Yahudi karşıtlığı anlamına gelebilecek eylemlerden, söylemlerden herkesin kaçınması gerekiyor. Ancak İsrail’in saldırıları sonucu öğrenciler, çocuklar, anneler, babalar ölürken seyirci kalmamız söz konusu olamaz. Günün birinde İsrailli çocuklara böyle bir şey yapılırsa onlar için de saygı duruşunda bulunuruz. Gazze’de yaşayanlar, ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil. Yardım kampanyasına katılım zorunlu değil. Resim ve kompozisyon yarışması açılmasını da istemiştik ama aldığımız duyumlar üzerine bazı insanların bunu antisemitist propaganda haline getireceği endişesiyle vazgeçtik.” [76, 77]
Bu dönemde, büyük kentlerdeki açık hava panoları, Dayanışma Vakfı tarafından hazırlanan, “Bu Senin Kitabında Yok” ve “Sen Musa’nın Çocuğu Olamazsın” [78] diyen dini göndermeli afişlerle donatıldı. [79] İlk afişin Tevrat üzerinden tüm Yahudileri hedef haline getirmesinin en çarpıcı örneği, bazı İslami çevrelerin “Hayır, bu onların kitabında var!” diyerek Tevrat’tan birçok ayeti delil olarak ortaya koymaları ve Tevrat’a inanan tüm insanları “dinleri gereği” insanlık suçu işleyebilecek insanlar olarak tanımlamalarıyla ortaya çıktı.


İkinci afiş, düz mantıkla tersten okunduğunda, ortaya çıkan mesaj gayet netti: “Sen Musa yolunda değilsin, o zaman ya (Musa dağdayken, onun yolundan ayrılıp altından dökülen buzağıya tapan) Sâmirî’sin ya da Allahsız’sın.” Leyla İpekçi, 27 Ocak 2009 tarihli Taraf gazetesindeki yazısında, bu afişlerin antisemit olmadığını Nihal Bengisu Karaca’nın ağzından savunuyor, gerçek “Musevi” olmayı “İsrail vahşetini onaylamama” şartına bağlıyor, İsrail nüfusunun %20’sini oluşturan Müslüman Arapları “Yahudi” yapıyor; Batı’da yükselen İslamofobi’nin rolünü “es” geçerek, konuyu“Soykırım Suçluluğu’nu sayesinde yüz bulan Yahudiler” ile bağlıyordu:
“Karaca, Gazze’de vahşet uygulayan İsrail ordusuna karşı “Sen Musa’nın çocuğu olamazsın” ibaresiyle sokaklara asılan panoların, bazılarının itiraz ettiği gibi antisemitizm olmadığını söylemişti. Çünkü kendini Musa’nın çocuğu olarak tanımlayan ama bu vahşeti onaylamayan İsrail vatandaşlarını veya Yahudi kitlelerini zaten kastetmediğini söylemişti bu ibarenin. […] Batılıların çoğu, Yahudilere yaptığı soykırım yüzünden henüz doğmamış tüm İsrail vatandaşlarını bile şimdiden mazlum ilan ettiği için, bugün Gazzelilere yapılan zulmü açıkça kınayamıyor değil mi biraz da?” [80]
Oysa Cumhuriyet öncesinden bu yana “Das Volk in Waffen” [Millet-i Müselleha] ideolojisiyle beslenen bir toplumun psikolojisinde, bu afişlerin iç düşman algısı dinamiklerini nasıl harekete geçireceği , Türkiyeli Yahudileri nasıl etkileyeceği aşikardı. Türk Yahudi Cemaati Başkanı Silvyo Ovadya, bu afişlerden duyduğu rahatsızlığı 2 Şubat 2009’da Milliyet gazetesinde yayınlanan söyleşisinde şöyle ile getiriyordu:

“Mesela Bu senin kitabında yok, Sen Musa’nın çocuğu olamazsın yazılı billboard’lar din eksenli olduğu için bizi incitiyor. Üstelik bu ilanlar önce billboard’lardaydı, şimdi binaların üzerine giydirilmeye başlandı. Düşünün, 11 Eylülde ikiz kuleler havaya uçtuktan sonra Times meydanına Kuran’dan bir ayet konsa, altına da “Sen ne biçim Müslümansın?” diye yazılsa, önünden her geçişinizde siz rahatsız olmaz mıydınız?” [81]
Abdurrahman Dilipak da, 19 Ocak 2009’da Anadolu'da Vakit gazetesinde yayınlanan ve kendi ifadesine göre “düşman olduğu Yahudilere adaletsizlik yapmadığı” yazısında, mesajı alamamış olması muhtemel kişiler için “Sen Musa’nın Çocuğu Olamazsın” sloganını biraz daha açıyordu. Dilipak’ın basın özgürlüğünü “bir adım daha ileriye” taşıyan bu yazısı, sadece Yahudilere Ömer Seyfettin’in öyküsünde Koca Ali’ye sürekli diyet borcunu hatırlatan Kasap Hacı Mehmet misali İspanya sürgünü göndermesi yapmakla kalmıyor, ayrıca insanı “adaletsiz davransaydı ne yazacaktı acaba?” diye düşündürüyordu:
“Ey Samiri, siz o topraklara hakimken oraya İsevileri sokmadınız, onları katlettiniz. Sonra onlar geldiler, sizi kovdular, sürgüne gönderdiler.. Ağlama duvarını çöplük yaptılar. Ardından biz geldik.. O topraklara hakim değil, hadim olduk! […] İspanya’dan sürgüne gönderildiğinizde size kapılarını açan yine bizdik… Hz. Musa’ya ihanet ettiğiniz gibi bize de ihanet ettiniz..

Biz Musa’nın dostlarıyız.. Siz Calud’un, Hitler’in dostu oldunuz! Siz Musa’nın çocuğu olamazsınız!

Ne zaman uslanacaksınız ey İsrailoğulları. Fahişelerin peşinden, kan emicilerin, vurguncuların peşinden ne zaman ayrılacaksınız? Duvarları yüksek şehrin çocukları, yurdunuzu kendi hapishaneleriniz yaptığınızın farkında mısınız? Kaçın oradan ey %5 bile kalsanız onurlu, insaf ve vicdan sahipleri. Çünkü Allah’ın gazabının size ulaşmasına az kaldı.. Ey Rabbiler, yakında İsrail’i vuracak o ateş konusunda size verilen habere kulak verin ve uyarın halkınızı. Ey kadınlar, çocuklar, yaşlılar kaçın oradan kaçın! Cehennemi andıran bir ateş topu size doğru gelmekte.. “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden sizi de helak edecek” bu ateş..

Ey Samiri, bu sana bir merhamet uyarısıdır.. Biz söz verdik: Bir kavme olan düşmanlığımız bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecek..

[…] Ben hep düşünürdüm, zamanın sonunda bu helak olacak kavim nasıl helak olacak diye.. Ey Samiri, bu gazabı haketmeye mi çalışıyorsun?. Gece gündüz kendi sırtında kendi cehennemine odun taşıyorsun… Apansız yakalanacak ve “ne oluyor” bile diyemeden, bir şimşeğin batışı gibi batacak, arkandan parlak bir ışık, gök gürültüsünü andıran bir ses ve büyük bir duman bulutu bırakıp yok olacaksın…

Yazık! Ağla ey İsrail! Kavmin sana ihanet etti…” [82]
İslam inancına göre, Dilipak’ın yazısında geçen Sâmirî, Musa dağdayken, Yahudileri Allah yolundan çevirerek altından döktüğü bir buzağıya tapmalarını sağlayan [83], o sebeple de lanetlenen [84] bir sapkındı; buzağıyı ilah edinenler (“Samiriyye”) Rab’bın ahrette gazap, dünya hayatında ise zillet ile cezalandıracaklardı. [85] MS 100’e kadar Romalıların Judea eyaletinde hüküm sürenlerin veya 1492’de İspanya’dan sürülenlerin 1948’de kurulan İsrail Devleti’ni görmeye ömürlerinin yetmemiş olduğu düşünülürse; Dilipak’ın “Samiri” diye —Tel Aviv Üniversitesi araştırmasında Gazze harekatını desteklemeyen %5 hariç— gelmiş geçmiş tüm Yahudileri kastettiği ortadaydı. Yine yazıda geçen “helak olma tablosu” eşcinsel [Ankebut suresi 28-29] olduğu için Allah’ın gazabına uğrayan Lut [Sodom ve Gomorra] kavminin helak edilmesine ilişkin Tevrat’taki Bereşit 19:24-28 [86] ile Kuran’daki Hud suresi 82.-83. [87] ve Hicr suresi 73.-74. [88] ayetlerine göndermeydi.

“Bu Senin Kitabında Yok” ve “Sen Musa’nın Çocuğu Olamazsın” diyen bu afişler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos açılımında sarf ettiği “Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz.” ve “Tevrat'ın 6. maddesi der ki “öldürmeyeceksin”. Burada öldürme var. Bu da çok enteresan.” [89] sözleriyle birleştirildiğinde, ortaya çıkan “Peygamber sözünü çiğneyen katil Yahudi” imgesi, akla Maide suresinin 70. ayetini getirmekteydi: “Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.” [90] Aslında Tevrat’ın 6. maddesi yoktur; Başbakan, Aseret ha-D'varim’den (On Emir) bahsetmekte, Şemot (Çıkış) 20:13 ve Devarim (Tesniye) 5:17’ye gönderme yapmaktaydı: “Öldürmeyeceksin.”
İsmet Berkan, Radikal’deki köşesinde 30 Eylül 2009’da bu dönemi şöyle değerlendirmişti:

“Geçen yıl İsrail’in Gazze saldırısı sırasında sözde İsrail’i eleştiren afişlerle donatıldı şehirlerimiz. Slogan şuydu: ‘Bu senin dinin olamaz.’ Hatırlayın, bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Tevrat’tan, on emirden vs. alıntılar yaparak İsrail’i ‘eleştirdi.’ Evet ama İsrail’in yaptığı (ki yaptığını onaylamaya imkân yok elbette) bir din savaşı mıydı ki, o dine inananların kendilerini kötü hissetmesine, hatta tehlikede hissetmesine yönelik bu mesaj verilmek istendi? Biz, ırkçılıkla ilgili kafa yormayı hiç istemediğimiz için, böyle ince sınırları kolayca aşabiliyoruz.” [91]
Bugün gazetesi yazarı Nuh Gönültaş da Türkiye’de antisemitizmin yükseldiğini sık sık ifade ettiği yazılarında, “doğru veya yanlış olduğunu tartışmadan” Hitler’in Yahudileri soykırıma uğratmasını toplumun olumlandığını söylüyordu:

“Şu sıralar çevrede en çok duyduğum söz “Hitler haklıymış” oluyor. Vatandaş İsrail'in Gazze'de giriştiği katliamı böyle yorumluyor. Doğru ya da yanlış, bunu tartışmıyorum. Sokaktaki vatandaş böyle diyor. Demek ki İsrail'in yaptığı zulüm vatandaşa Hitler'in Yahudilere yaptığı zulmü hatırlatıyor. Ha, bu Yahudilerin umurunda mı? Umurunda olan Yahudiler elbette vardır, ama İsrail'i yöneten kafa tarihte kendilerine yapılanların benzerlerini Müslümanlara yapmaktan çekinmeyen bir kafa olmalı! [...] Buna "Siyonist siyaset" deniyor işte: Haktan yana görünüp ihanet etmek... Fazla ne beklenir ki "münafık" kavramını icat eden bir kavimden!” [92]
“Dünya'da anti semitik duygular yeniden canlanıyorsa bunun en önemli sebebi İsrail'in insanlık dışı saldırılarıdır. İnsanlar Yahudilere artık ne olursa olsun sadece ve sadece "Yahudi" gözüyle bakmaya başlıyor ve İsrail'in katliamları karşısında "Hitler haklıymış" diye düşünüyorlarsa "İsrail başarıyor" demektir.” [93]
Meydanlarda olduğu kadar, Millî Gazete yazarı Ayhan Demir gibi, İsrail’in toptan ortadan kaldırılması için basın üzerinden savaş çağrıları yapan da vardı:

“Bu sebeple [30.12. 2008’de] yaptığımız çağrıyı yineliyoruz: İstanbul, Gazze ve Kudüs'ün güvenliğini sağlamak adına yapılacak ilk şey, tüm insanlığa zarar vermeye başlayan, gözü ve gönlü kirleten bu gecekondunun en kısa zamanda yeryüzünden kaldırılmasıdır. İşgalcileri, kanlı şarlatanlıkları ile birlikte tarihin çöplüğüne göndermek, insanlık adına gerçekleştirilecek en soylu eylemlerdir. İsrailsiz bir dünya çok daha huzurlu ve güvenli olacaktır. Cumhurbaşkanı'nı, Başbakan'ı ve Genelkurmay Başkanı'nı göreve davet ediyoruz: Türk ordusu Gazze'ye... Türk ordusu Kudüs'e...” [94]
IDF’nin Gazze’deki “Dökme Kurşun Harekatı” sonrası insan hakları ihlallerine dair ortaya çıkan belgeler ve asker itirafları, Birleşmiş Milletleri de harekete geçirdi. Nitekim, Rwanda ve Yugoslavya savaş suçları davalarının savcılığını da yapan, saygın insan hakları hukukçusu Güney Afrikalı yargıç Richard Goldstone başkanlığındaki Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Araştırma Heyeti, 575 sayfalık raporunda, hem İsrail’in hem de Hamas’ın bazıları “insanlığa karşı suç” kapsamına girebilecek savaş suçları işlediğini belirtti; ancak en sert eleştirileri İsrail’in Gazze’deki sivil halka karşı giriştiği saldırılar için kullandı.

İsrail hükümeti heyetle işbirliğine yanaşmadı; ancak ACRI, Gisha, HaMoked, PCATI, Yesh Din, İsrail İnsan Hakları için Hekimler Derneği ve Adalah’tan oluşan 7 İsrailli insan hakları örgütü Goldstone Heyetine, IDF’nin Dökme Kurşun Harekatı” sırasında işlediği insan hakları ihlallerini detaylarıyla anlatan ortak bir rapor sundular. [28, 29] Goldstone Heyetinin hazırladığı raporda, [95] 27 Aralık 2008-18 Ocak 2009 arasındaki Gazze operasyonlarında, “İsrail’in sivil halkı cezalandırmak, aşağılamak ve korkutarak yıldırmak amacıyla özellikle orantısız güç ile saldırdığı; Gazze’de giderek artan oranda bir bağımlılık ve korunmasızlık duygusu yaratmak amacıyla yerel ekonomik altyapıyı yok ederek Gazzelilerin çalışması ve kendine yeterliliğini sabote ettiği” [95, 96] belirtildi. Savaşa ilişkin incelenen 36 örnek olayın 11’inde İsrail ordusunun, beyaz bayrak ile evlerini terk etmeye çalışan sivillerin vurulması da dahil, sivillere saldırdığı, bir tanesi dışında sivil hedeflere yöneltilen saldırıların hiçbirinin eldeki verilerle askeri bir hedef olarak mazur gösterilmesinin mümkün olmadığı tespiti de yapıldı. Raporda, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin muhtemel diğer suçları arasında, yiyecek üretiminin, su ve kanalizasyon altyapısının kötü niyetle yok edilmesi; az sayıda savaşçının öldürülmesi gerekçesiyle sivillerin yoğun bulunduğu alanların havadan vurulması, Filistinli tutsakların insan kalkanı olarak kullanılması, erkek, kadın ve çocukların tutuklanarak kum ocaklarında alıkonulması sayıldı. [95]

Yani, ortada “insanlığa karşı suç” kapsamına girebilecek ciddiyette bir vahşet vardı. Yargıç Richard Goldstone da, ardı ardına İsrail’deki the Jerusalem Post ve Birleşik Krallık’taki the Guardian gazetelerinde yayınlanan yazısında, bu heyete neden katıldığını ve Gazze’de şahit olduklarını anlatıyordu:

“İsrail hükümeti ve destekçileri raporu ve özellikle benim bu heyette bulunmamı, çok kişisel ve can yakıcı bir biçimde, en sert sözlerle eleştirdiler. […] Hayatı boyunca İsrail ve halkını desteklemiş bir Yahudi olarak, Gazze misyonunu kabul etmemdeki kişisel sebeplerimle başlayayım. Son 20 yılda, anavatanım Güney Afrika’daki, eski Yugoslavya’daki ve Rwanda’dakiler dışında, Birleşmiş Milletler’in özel Irak programı “oil-for-food” ile ilişkili olarak çeşitli ülkelerin hırsızlık ve suiistimal ile suçlanan hükümet ve siyasi liderlerinin de uluslararası hukuk ihlallerini araştırdım. Yıllarca Sri Lanka, Çin, Rusya, İran, Zimbabwe ve Pakistan’ın da aralarında olduğu pek çok ülkede, Uluslararası Barolar Birliği adına insan hakları ihlallerine karşı konuşmalar yaptım. Bu durumda, İsrail ve Hamas’a isnat edilen çok ciddi savaş suçlarının araştırılması için Birleşmiş Milletler’in ricasını reddetmek hem savunduğum prensiplere, hem de kendi inançlarıma ve vicdanıma ters düşerdi. […]

Gazze’deki yıkım ve ızdırap beni şaşırttı ve sarstı. Bu tabloyu beklemiyordum. İsrail Savunma Kuvvetlerinin sivilleri ve sivillere ait taşınmazları hedeflemiş olabileceğini öngörmemiştim. Tarımsal alanlar, endüstriyel işletmeler, su ve kanalizasyon altyapısı da dahil olmak üzere, Gazze’nin ekonomik altyapısının bu denli geniş çapta yok edilmiş olabileceğini tahayyül etmemiştim. Bunlar askeri hedefler değiller. Bunların yok edilmesini mazur gösterebilecek nitelikte tek bir hükümet açıklaması duymadım veya okumadım.” [97, 98]
Komisyon üyelerinin ve Richard Goldstone’un, dünya çapında dürüst ve siyasî açıdan dengeli bir isim olarak tanınması etkili oluyor, ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilci yardımcısı Alejandro Wolff, 14 Ekim 2009 günü Goldstone Raporu’ndaki iddiaları ciddiye aldıklarını açıklıyor [99]; ertesi gün de BM İnsan Hakları Konseyi, İsrail’in bütün çabalarına rağmen, Goldstone Raporu’nu onaylayarak, Genel Kurul’a gönderiyordu. [100] Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da 6 Kasım 2009’da raporu onaylıyordu. [101]

Antisemitizm’in zerresinin olmadığı cennet vatanımızda neşrolunan Anadolu’da Vakit gazetesinin ele avuca sığmaz “İslamcı entelektüel” yazarı Abdurrahman Dilipak’ın 12 Ocak 2009’da —ülkemizdeki “sınırsız basın özgürlüğü” çerçevesinde— kaleme aldığı baştan aşağı nefret söylemi ve ırkçı göndermelerle dolu“Gamalı Haç” başlıklı “olağanüstü renkli” yazıda sorduğu sorular da böylece cevabını bulmuş oldu. “Yahudi fanatizmine dur” demek için “arkasına bakmadan “ben” diyen” ve Dilipak’ın selam borcu olan kişi, “insanlığın yüzkarası Kabil soyu” mensubu olan Richard Goldstone’dan başkası değildi:

“Barışı, demokrasi ve insan haklarını, çevreciliği dillerinden düşürmeyen batılı ülkeler ve İsrail, Gazze’deki katliam karşısındaki tutarsızlıkları ile suçüstü olmuşlardır… Görünen o ki, bunlar onlar için sadece dillerine doladıkları bir slogan, kanlı geçmişlerini ve icraatlarını gizlemek için basit bir makyaj malzemesi… Şimdi cevabını arayan soru şu: Siyonizm = Faşizm = Terörizm… Peki şimdi sormak gerekmez mi: Siyonist İsrailli teröristlere kim dur diyecek? Yahudi fanatizmine (kim dur diyecek? […] Bunların yerli işbirlikçilerine kim karşı çıkacak? Arkasına bakmadan “Ben” diyenlere selam olsun… ABD’nin terör bombası elinde patladı. Gerçek teröristlerin kimler olduğunu Gazze ve Ergenekon tecrübesi bize gösteriyor.. Hadi Uluslararası Adalet Divanı’nı harekete geçirin.. Hadi BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ni harekete geçirin… Şaron’un ya da bugünkü İsrail yönetiminin Sırp katillerden ne farkı var? Saddam’dan ne farkı var?

Ey oğlu kardeşleri tarafından kuyuya atılan Yakub (as), Ey Musa (as) kavmini sana şikâyet ediyorum ve o katil Siyonist zalimleri senin onları lanetlediğin gibi lanetliyorum… Yukarıdaki yazıma başlık olan amblemin anlamı şimdi daha iyi anlaşıldı sanırım. Ey katiller! Dün sizi katleden Nazi subaylarına ne kadar da benziyorsunuz! Size Hz. Davud’un mührü değil, Nazi arması yakışır. Size Yakub’un adı değil, Samiri’nin [Musa dağdayken altın buzağıya tapanlar] adı yakışır! Ey Samiriyye!  Ey insanlığın yüzkarası, ey Kabil soyu!” [102]
Yakub (inanca göre MÖ 19. yüzyıl) ve Musa (inanca göre MÖ 14. yüzyıl) dönemlerinde Siyonistler mevcut değildi —dolayısıyla bu peygamberlerin Siyonistleri “lanetlemeleri” de mümkün değildi. Dilipak, tüm sinsi antisemitler gibi “Siyonist” ve “Yahudi” kelimelerini yazısında eşanlamlı olarak kullanmaktaydı; böylece aklınca cümlelerini Yahudileri değil (antisemitizm), aslında Siyonizm’i lanetliyor kılıfına uyduruyordu.


Bu yazı dizisinin diğer makaleleri:

Hakkımız olmayan tek şey unutmaktır… 22 Aralık 2009 Salı http://ozgurlukcudemokrasi.blogspot.com/2009/12/hakkmz-olmayan-tek-sey-unutmaktr.html

Allah Aşkına, Nedir Bu Antisemitizm, Bilen Var mı? 25 Aralık 2009 Cuma http://ozgurlukcudemokrasi.blogspot.com/2009/12/allah-askna-nedir-bu-antisemitizm-bilen.html

Büyüklere Masallar: Türkiye’de Antisemitizm Yoktur 01 Ocak 2010 Cuma http://ozgurlukcudemokrasi.blogspot.com/2010/01/buyuklere-masallar-turkiyede.html

Kırılma Noktası 1: Sol Liberal-İslami İttifak 08 Ocak 2010 Cuma http://ozgurlukcudemokrasi.blogspot.com/2010/01/krlma-noktas-1-sol-liberal-islami.html

"Salkım Hanım'ın Taneleri" mi, "Yahudi'nin Adı Yok" mu? 18 Ocak 2010 Pazartesi http://ozgurlukcudemokrasi.blogspot.com/2010/01/salkm-hanmn-taneleri-mi-yahudinin-ad.html

Bilimin Yüzümüze Tuttuğu Ayna 25 Ocak 2010 Pazartesi http://ozgurlukcudemokrasi.blogspot.com/2010/01/bilimin-yuzumuze-tuttugu-ayna.html

Antisemitizm korkusu, İsrail’in eleştirilmesine engel mi? 29 Ocak 2010 Cuma http://ozgurlukcudemokrasi.blogspot.com/2010/01/antisemitizm-korkusu-israilin.html

Mazluma da Zalime de (Şahide de) Kimlik Sormamak 22 Mart 2010 Pazartesi http://ozgurlukcudemokrasi.blogspot.com/2010/03/mazluma-da-zalime-de-sahide-de-kimlik.html


Kaynakça
  1. İsrail: Aptal Amerikalıları biz yönetiyoruz. İhlas Son Dakika. 4 Şubat 2009. http://www.ihlassondakika.com/detail.asp?id=129888
  2. Targeted Civilians: A PCHR Report on the Israeli Military Offensive against the Gaza Strip (27 December 2008 – 18 January 2009). The Palestinian Centre for Human Rights. 22 Ekim 2009. http://www.pchrgaza.org/files/Reports/English/pdf_spec/gaza%20war%20report.pdf
  3. Harel, Amos. IDF: 600 Hamas Men, 309 Civilians Died in Gaza Offensive. Haaretz. 25 Mart 2003. http://www.haaretz.com/hasen/spages/1073734.html
  4. Israel/Gaza — Operation “Cast Lead”: 22 Days of Death and Destruction. Amnesty International. 2 Temmuz 2009. http://www.amnesty.org/en/library/asset/MDE15/015/2009/en/8f299083-9a74-4853-860f0563725e633a/mde150152009en.pdf
  5. B'Tselem publishes complete fatality figures from Operation Cast Lead. The Israeli Information Center for Human Rights in the Occupied Territories. 9 Eylül 2009. http://www.btselem.org/English/Press_Releases/20090909.asp
  6. Lieberman: Do to Hamas what the US did to Japan. The Jerusalem Post. 13 Ocak 2009. http://www.jpost.com/servlet/Satellite?cid=1231774444907&pagename=JPost%2FJPArticle%2FShowFull
  7. תויצראה תוריחבה תואצות [Ulusal seçim sonuçları]. תסנכל תיזכרמה תוריחבה תדעו [Merkez Seçim Komitesi]. 18 Şubat 2009. http://www.knesset.gov.il/elections18/heb/results/main_Results.aspx
  8. Israeli rabbis justify for Olmert to kill even one million Palestinians, including women and children. Al-Jazeerah (El Cezire). 18 Ocak 2009. http://www.aljazeerah.info/News/2009/January/17%20n/Israeli%20rabbis%20justify%20for%20Olmert%20to%20kill%20even%20one%20million%20Palestinians,%20including%20women%20and%20children.htm
  9. Wagner, Matthew. Eliyahu Advocates Carpet Bombing Gaza. The Jerusalem Post. 30 Mayıs 2007. http://www.jpost.com/servlet/Satellite?cid=1180527966693&pagename=JPArticle/ShowFull
  10. Religious Affairs: Leaps of Faith. The Jerusalem Post. 14 Mayıs 2009. http://www.jpost.com/servlet/Satellite?cid=1242212379456&pagename=JPost%2FJPArticle%2FShowFull
  11. Rosen, Yisrael. Morality requires: Hurt Hostile Population. ynetnews.com. 22 Haziran 2006. http://www.ynetnews.com/articles/0,7340,L-3266113,00.html
  12. Harel, Amos. “Shooting and crying.” Haaretz. 20 Mart 2009. http://www.haaretz.com/hasen/spages/1072475.html
  13. Waskow, Rabbi Arthur. Statements by Rabbis for Human Rights (Israel) on the Gaza/ Sderot crisis. The Shalom Center. 28 Aralık 2008. http://www.theshalomcenter.org/node/1351
  14. Ettinger, Yair. סאמח םע רבדל יל ונת [Hamas’la Ben Konuşayım]. Haaretz. 10 Kasım 2009. http://www.haaretz.co.il/hasite/pages/ShArtPE.jhtml?itemNo=731324
  15. Froman, Rabbi Menachem. Can we change Hamas? It's worth a try. Haaretz. 20 Şubat 2009. http://www.haaretz.com/hasen/spages/1058461.html
  16. Freedland, Jonathan. Prophet of Hope. The Guardian. 27 Ağustos 2002. http://www.guardian.co.uk/world/2002/aug/27/religion.politicsphilosophyandsociety
  17. Geoffrey Alderman v David Goldberg. The Guardian. 12 Ocak 2009 http://www.guardian.co.uk/commentisfree/2009/jan/12/judaism-gaza-israel-halachah
  18. Yahudi yazarın İsrail'e küfür öfkesi. Haber 7. 29 Aralık 2008. http://www.haber7.com/haber/20081229/Yahudi-yazarin-Israile-kufur-ofkesi.php
  19. Lefkovits, Etgar. Overwhelming Israeli support of Gaza Op. The Jeruaslem Post. 14 Ocak 2009. http://www.jpost.com/servlet/Satellite?cid=1231950849022&pagename=JPArticle%2FShowFull
  20. Latest Population Figures for Israel. Jewish Virtual Library. 2009. http://www.jewishvirtuallibrary.org/jsource/Society_&_Culture/demtoc.html
  21. Albayrak, Hakan. Nazi benzetmesi niye rahatsız etti? Yeni Şafak. 10 Ocak 2009. http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=10.01.2009&y=HakanAlbayrak
  22. Victims of Palestinian Violence and Terrorism since September 2000. Israel Ministry of Foreign Affairs. Erişim Tarihi: 8 Kasım 2009. http://www.mfa.gov.il/MFA/Terrorism-+Obstacle+to+Peace/Palestinian+terror+since+2000/Victims+of+Palestinian+Violence+and+Terrorism+sinc.htm
  23. Sharp, Heather. Rocket Attacks Plague Israeli Towns. BBC. 28 Aralık 2008 http://news.bbc.co.uk/2/hi/middle_east/7802276.stm
  24. Hadad, Shmulik. Negev School hit by Rocket. ynetnews.com. 17 Mayıs 2005. http://www.ynetnews.com/articles/0,7340,L-3401172,00.html
  25. History of the Qassam Rocket. The Jewish Policy Center. Erişim Tarihi: 8 Kasım 2009. http://www.jewishpolicycenter.org/prr/history.php
  26. Sderot Kentine Saldırı, 3 Siyonist Yaralandı. İslami Davet. 18 Aralık 2008. http://www.islamidavet.com/sderot-kentine-saldiri-3-siyonist-yaralandi.html
  27. Gaza Strip Fact Sheet. The Association for Human Rights in Israel. 29 Temmuz 2009. http://www.acri.org.il/eng/story.aspx?id=657
  28. Background: Human Rights Violations in Israel and Gaza. The Association for Civil Rights in Israel. 14 Ocak 2009. http://www.acri.org.il/pdf/gaza140109.pdf
  29. Organizations Present Goldstone Team with Grave Report on Gaza. The Association for Human Rights in Israel. 29 Haziran 2009. http://www.acri.org.il/eng/story.aspx?id=661
  30. שכרנ ירסומ לשכ [Edinilmiş Ahlak Düşkünlüğü]. ynetnews.com. 22 Mart 2009. http://www.ynet.co.il/articles/0,7340,L-3690037,00.html
  31. Bohbot, Amir. הזעב גרהה לע תויודע ךירפמ ל"ה צב ריקחת [IDF Soruşturması Gazze'deki Cinayet Kanıtlarını Yalanlıyor]. Ma'ariv. 22 Mart 2009. http://www.nrg.co.il/online/1/ART1/869/248.html
  32. Keinon, Herb. Analysis: The Crucial Morality of the IDF's Cause. The Jerusalem Post. 19 Mart 2009. http://www.jpost.com/servlet/Satellite?pagename=JPost/JPArticle/ShowFull&cid=1237461630293
  33. Breaking the Silence. Israeli Soldiers Talk about the Occupied Territories. Shovrim Shtika. Erişim Tarihi: 2 Kasım 2009. http://www.shovrimshtika.org/index_e.asp
  34. NGOs Protest Government Attempts to Silence “Breaking the Silence”. The Association for Civil Rights in Israel. 29 Temmuz 2009. http://www.acri.org.il/eng/story.aspx?id=669
  35. About B’Tselem. Israeli Information Center for Human Rights. Erişim tarihi: 7 Kasım 2009. http://www.btselem.org/English/About_BTselem/Index.asp
  36. About Gisha. Legal Center for Freedom of Movement. Erişim tarihi: 7 Kasım 2009. http://www.gisha.org/index.php?intLanguage=2&intSiteSN=137&intItemId=107
  37. About HaMoked. Center for the Defence of the Individual. Erişim tarihi: 7 Kasım 2009. http://www.hamoked.org.il/index_en.asp
  38. About Us. Public Committee Against Torture in Israel. Erişim tarihi: 7 Kasım 2009. http://www.stoptorture.org.il/en/odot
  39. Who We Are. Yesh Din: Volunteers for Human Rights. Erişim tarihi: 7 Kasım 2009. http://www.yesh-din.org/site/index.php?page=about.us&lang=en
  40. Bimkom. Planners for Planning Rights. Erişim tarihi: 7 Kasım 2009. http://eng.bimkom.org/
  41. Who We Are. Physicians for Human Rights (Israel). Erişim tarihi: 7 Kasım 2009. http://www.phr.org.il/default.asp?PageID=145
  42. About Adalah. The Legal Center for Arab Minority Rights in Israel. Erişim tarihi: 7 Kasım 2009. http://www.adalah.org/eng/about.php
  43. About RHR. Rabbis for Human Rights. Erişim tarihi: 7 Kasım 2009. http://www.rhr.org.il/page.php?name=about&language=en
  44. Soldiers’ Testimonies from Operation Cast Lead, Gaza 2009. Shovrim Shtika. Haziran 2009. http://www.shovrimshtika.org/oferet/ENGLISH_oferet.pdf
  45. Raved, Ahiya. Students protest Gaza operation. ynet News. 29 Aralık 2008. http://www.ynetnews.com/articles/0,7340,L-3646597,00.html
  46. Israel: Over 150,000 Protest Gaza Deadly Military Operation. Political Affairs. 5 Ocak 2009. http://www.politicalaffairs.net/article/view/7946/1/358/
  47. Jewish Group holds Rally at Israel's Toronto Consulate. The Journal of Turkish Weekly. 9 Ocak 2009. http://www.turkishweekly.net/news/63021/jewish-group-holds-rally-at-israel-39-s-toronto-consulate.html
  48. West, Andrew; Pearlman, Jonathan. Australian Jews Protest against Israel's Action. The Sydney Morning Herald. 6 Ocak 2009. http://www.smh.com.au/articles/2009/01/05/1231003936981.html
  49. Letter Protests South African Jewish Leaders. JTA. 13 Ocak 2009 http://jta.org/news/article/2009/01/13/1002204/letter-protests-south-african-jewish-leaders
  50. Yahudi oyuncular boykotta... Sabah. 17 Eylül 2009. http://www.sabah.com.tr/Yasam/2009/09/17/yahudi_oyuncular_boykotta
  51. JVP statement on Gaza attacks. Jewish Voice for Peace. 28 Aralık 2008. http://www.jewishvoiceforpeace.org/publish/article_1146.shtml
  52. Eldar, Akiva. How Israel Silenced its Gaza War Protesters. Haaretz. 22 Eylül 2009. http://www.haaretz.com/hasen/spages/1116114.html
  53. UK Jewish lawmaker: Israeli forces acting like Nazis. CNN. 16 Ocak 2009. http://edition.cnn.com/2009/WORLD/europe/01/16/uk.israel.debate/index.html
  54. Antwerp Jews Disassociate from Zionist Activities. jewsagainstzionism.com. 20 Ocak 2009. http://www.jewsagainstzionism.com/news/currentarticle.cfm?id=159
  55. American Jews Oppose Israeli Policy in Gaza. Tikun Olam. 22 Ocak 2009 http://www.richardsilverstein.com/tikun_olam/2009/01/22/american-jews-oppose-israeli-policy-in-gaza
  56. Mozgavaya, Natasha. U.S. Rabbis Urge Obama to Push for Immediate Gaza Truce. Haaretz. 14 Ocak 2009. http://www.haaretz.com/hasen/spages/1055463.html
  57. Gaza: Ceasefire now! J Street. 3 Ocak 2009. http://www.jstreet.org/campaigns/gaza-stop-violence1
  58. The Israeli Palestinian Conflict. Union des Progressistes Juifs de Belgique. Erişim Tarihi: 8 Kasım 2009. http://www.upjb.be/en/presentation.htm#conflit
  59. Over Sixty Rabbis Lead Fast for the People of Gaza. Ta'anit Tzedek. 16 Temmuz 2009. http://www.fastforgaza.net/press-releases/7-16-09
  60. Join Ta'anit Tzedek: Jewish Fast For Gaza. Ta'anit Tzedek. 16 Temmuz 2009. http://fastforgaza.net/
  61. The role of Iran in the struggle against Zionism. International Jewish Anti-Zionist Network (IJAN). 13 Mayıs 2009. http://www.ijsn.net/332/
  62. Jüdische Proteste gegen den Gaza-Krieg aus Marokko, Südafrika, Iran, Belgien, USA, Kanada, England und Jerusalem. Cl-Netz. 5 Şubat 2009. http://www.cl-netz.de/read.php?id=47809
  63. Demonstrations against the Violence in Gaza. Neturei Karta International. http://www.nkusa.org/
  64. End It Now! - Demonstration! Peace Now. 10 Ocak 2009. http://www.peacenow.org.il/site/en/peace.asp?pi=182&docid=3479&pos=14
  65. Harel, Amos. IDF in Gaza: Killing civilians, vandalism, and lax rules of engagement. Haaretz. 19 Mart 2009. http://www.haaretz.com/hasen/spages/1072040.html
  66. Harel, Amos. Can Israel dismiss its own troops' stories from Gaza? Haaretz. 19 Mart 2009. http://www.haaretz.com/hasen/spages/1072228.html
  67. Harel, Amos. Probe into Gaza op allegations comes too late. Haaretz. 20 Mart 2009. http://www.haaretz.com/hasen/spages/1072510.html
  68. Levin, Andrea. Israeli Arab Rights and Wrongs. Camera. 20 Şubat 2003. http://www.camera.org/index.asp?x_context=7&x_issue=29&x_article=491
  69. Özel, Soli. Gazze ve Türkiye. Sabah. 11 Ocak 2009. http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ozel/2009/01/11/Gazze_ve_Turkiye
  70. İsrail’i Kahret Ya Rab. Anadolu’da Vakit. 29 Aralık 2008
  71. Rab’bın Sana Bunu Emretmiş Olamaz. Taraf. 29 Aralık 2008. http://www.taraf.com.tr/haber/24523.htm
  72. Gazze için 1 dakikalık saygı duruşu. Radikal. 14 Ocak 2009. http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=916940&Date=14.01.2009&CategoryID=98
  73. Yahudi Okullarında Saygı Duruşu Krizi. İhlas Son Dakika. 17 Ocak 2009. http://www.ihlassondakika.com/detail.asp?id=122677
  74. Gazze Saygı Duruşu Eğitimcileri Böldü. Haber 7. 14 Ocak 2009. http://www.haber7.com/haber/20090114/Gazze-saygi-durusu-egitimcileri-boldu.php
  75. Çakır, Bawer. “Gazze'de Olanlar Çocuklara Barış Eğitimiyle Anlatılmalı.” BİA Haber Merkezi. 14 Ocak 2009. http://bianet.org/bianet/siyaset/111920-gazzede-olanlar-cocuklara-baris-egitimiyle-anlatilmali
  76. Okullarda Filistin için Saygı Duruşu. Milliyet. 14 Ocak 2009. http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1046831
  77. Okullara Yönelik Gazze Konulu Yarışma İptal Edildi. Şalom. 14 Ocak 2009. htt1p://www.salom.com.tr/news/detail/10555-Okullar-yonelik-Gazze-konulu-yarisma-iptal-edildi.aspx
  78. Afişler için: http://1.bp.blogspot.com/_EuDVxfBo3jk/SZCCHQdlghI/AAAAAAAABK8/DmaltybsKyA/s400/kitabinda_yok.jpg
  79. Sen Musa'nın çocuğu olamazsın!habervaktim.com. 8 Ocak 2009 http://www.habervaktim.com/haber/50896/sen_musanin_cocugu_olamazsin.html
  80. İpekçi, Leyla. Ancak Mazlumdan Özür Dilenir. Taraf. 27 Ocak 2009. http://www.taraf.com.tr/makale/3738.htm
  81. Sevimay, Devrim. Anayasa ve Demokrasi Yeter Bize. Milliyet. 2 Şubat 2009. http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1054326
  82. Dilipak, Abdurrahman. Kana doydun mu ey Samiri! Anadolu’da Vakit. 19 Ocak 2009. http://www.habervaktim.com/yazar/10847/kana_doydun_mu_ey_samiri.html
  83. Ta Ha Suresi 85., 88. Ayetler: “85. Allah, “Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Sâmirî onları saptırdı” dedi. 88. Böylece (Samirî) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Samirî ve adamları) “Bu sizin de ilahınızdır, Mûsâ'nın da ilahıdır. Öyle iken Mûsâ, (İlahını burada) unuttu (da onu Tûr'da aramaya gitti)” dediler.” Kuran-ı Kerim. Diyanet Meali. http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=20
  84. Ta Ha Suresi 97. Ayet: “Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilahına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız.Kuran-ı Kerim. Diyanet Meali. http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=20
  85. Araf Suresi 152. Ayet: “Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.” Kuran-ı Kerim. Diyanet Meali. http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=7
  86. Bereşit 19:24-28: “24. RAB Sodom ve Gomoranın üzerine gökten ateşli kükürt yağdırdı. 25. Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve yerde yetişenlerin hepsini yok etti. 26. Ancak Lut’un peşisıra gelen karısı dönüp geriye bakınca tuz kesildi. 27. İbrahim sabah erkenden kalkıp önceki gün RABbin huzurunda durduğu yere gitti. 28. Sodom ve Gomoraya ve bütün ovaya baktı. Yerden, tüten bir ocak gibi duman yükseliyordu.http://www.jewishvirtuallibrary.org/jsource/Bible/Genesis19.html
  87. Hud Suresi 82-83. Ayetler: “82. (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. 83. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir..” Kuran-ı Kerim: Diyanet Meali. http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=11
  88. Hicr Suresi 73-74. Ayetler: “73. Derken güneşin doğuşu sırasında o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi. 74. Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.” Kuran-ı Kerim: Diyanet Meali. http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=3
  89. Davos zirvesinde kriz: Erdoğan paneli terk etti. Radikal. 29 Ocak 2009. http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=919232&Date=30.01.2009&CategoryID=78
  90. Kuran-ı Kerim: Diyanet Meali. http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=1&sid=5
  91. Berkan, İsmet. Zenofobiden ırkçılığa giden yol. Radikal. 30 Eylül 2009. http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=956800&Yazar=İSMET%20BERKAN&Date=30.09.2009&CategoryID=97
  92. Gönültaş, Nuh. Gazze'yi bombalayan İsrail uçakları Konya'da eğitiliyor! Bugün. 30 Aralık 2008. http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/49579-gazze-yi-bombalayan-israil-ucaklari-konya-da-egitiliyor-makalesi.aspx
  93. Gönültaş, Nuh. Yakında Türkiye bölgenin her şeyi olacak... Bugün. 8 Şubat 2009 http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/52792-yakinda-turkiye-bolgenin-her-seyi-olacak-makalesi.aspx
  94. Demir, Ayhan. Katil İsrail, yeryüzünden defol! Milli Gazete. 6 Ocak 2009 http://www.milligazete.com.tr/makale/katil-israil-yeryuzunden-defol-109833.htm
  95. Human Rights in Palestine and other Occupied Arab Territories: Report of the United Nations Fact Finding Mission on the Gaza Conflict. United Nations Human Rights Council. 25 Eylül 2009. http://www2.ohchr.org/english/bodies/hrcouncil/docs/12session/A-HRC-12-48.pdf
  96. MacFarquhar, Neil. Inquiry Finds Gaza War Crimes From Both Sides. The New York Times. 15 Eylül 2009. http://www.nytimes.com/2009/09/16/world/middleeast/16gaza.html
  97. Goldstone, Richard. Israel's missed opportunity. The Guardian. 21 Ekim 2009. http://www.guardian.co.uk/commentisfree/cifamerica/2009/oct/21/goldstone-report-israel-gaza-war-crimes-un
  98. Goldstone, Richard. My mission —and motivation. The Jerusalem Post. 18 Ekim 2009. http://www.jpost.com/servlet/Satellite?cid=1255694838474&pagename=JPost/JPArticle/ShowFull
  99. ABD: “Goldstone Raporu'nu ciddiye alıyoruz.” CNNTurk. 15 Ekim 2009. http://www.cnnturk.com/2009/dunya/10/15/abd.goldstone.raporunu.ciddiye.aliyoruz/547722.0/index.html
  100. Goldstone raporu onaylandı. Haberturk. 16 Ekim 2009. http://www.haberturk.com.tr/haber.asp?id=179873&cat=180&dt=2009/10/16
  101. Goldstone Raporu, BM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Zaman. 7 Kasım 2009. http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=912330&title=goldstone-raporu-bm-genel-kurulunda-kabul-edildi
  102. Dilipak, Abdurrahman. Gamalı Haç. Anadolu’da Vakit. 12 Ocak 2009. http://www.habervaktim.com/yazar/10636/gamali_hac.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder